Hollywood Esintileri – Norman Ludwin Röportajı

“Enstrümanlar ressamın paletindeki renkler gibidir” diyor Norman Ludwin. Film müziği denildiğinde aklınıza ilk gelen melodiyi düşünün. Bu melodiyi hangi enstrümanın çaldığını hatırlıyor musunuz? Peki aynı melodiyi çello yerine klarnet çalsaydı ya da piyano yerine flüt çalsaydı sizce aynı etkiyi bırakır mıydı? Ya da tek bir kemancı yerine on farklı kemancı aynı anda çalsaydı? Basit gibi görünen ama içerisinde birçok detay barındıran orkestrasyon, günümüzde film müziği için hayati öneme sahip bir duruma geldi.

Şimdiye kadar 200’den fazla Hollywood filminde orkestratör ve kontrbas sanatçısı olarak yer alan ve UCLA’de akademisyen olan Dr.Norman Ludwin’e film müziği ve orkestrasyon hakkında merak ettiklerimizi sorduk. Bu kısa röportajın, Norman ile olan birlikteliğimizin ilk adımı olduğunu söyleyebiliriz. Birkaç ay içerisinde Türkçe’ye çevirdiğimiz film müziği ile ilgili kitabını edinebilir, İstanbul’da düzenlemeyi düşündüğümüz ustalık sınıfı ve seminer programına dahil olabilirsiniz. Etkinliklerle ilgili detaylı bilgilendirmeyi önümüzdeki günlerde sosyal medya platformlarımızdan yapacağız (facebook sayfamızı takip edin).

  • Bernard Herrmann’ın “Düzenleme parmak izi gibidir. İnsanların tarzını ortaya koyar. Birinin parçasını başkasının düzenlemesine anlam veremiyorum. Bu durum, yaptığınız resmi başka birisinin renklendirmesi gibidir.” ifadesine katılıyor musunuz?

Tam olarak katılmıyorum. Besteci ve orkestratör arasındaki iş birliği faydalı hatta yaratıcı bile olabilir. Eğer besteci istediklerini anlaşılır bir şekilde ifade ederse, orkestratör kompozisyonu tamamlamak adına besteciye yardım edebilir. Normalde bestecinin bu tip bir yardıma ihtiyaç duymaması beklenir ama pratik bir dünyada yaşıyoruz. Özellikle film müziğindeki zaman kısıtları orkestratörlerin önemini ve gerekliliğini ortaya koyuyor.

  • Neden orkestrasyon ve enstrüman seçimi film müziğinde çok önemlidir?

İzleyiciye dramatik bağlantıyı kurmasına yardımcı olmak için… Enstrümanlar hem filmdeki spesifik karakterleri tanımlayabilmek hem de yönetmenin vurgulamak istediği duygu durumlarını ortaya çıkarmak için kullanılır. Enstrümanlar ressamın paletindeki renkler gibidir. Birbirleriyle karıştırıldıklarında bir güzellik yaratırlar.

  • 200’den fazla Hollywood filmin müzik süreçlerinde görev aldınız. Sizin için en önemlilerinden birini öğrenebilir miyiz?

Hep üzerinde çalışmak istediğim film serisi olan son Star Wars’un son filminde yer almak benim için çok önemliydi. Macera filmlerinin en somut örneği olan bu filmde çalışmış olmaktan onur duydum.

  • Orkestrasyon ve film müziği üzerine yazdığınız 9 kitap basit anlatımıyla oldukça sıradışı… Böyle bir anlatım yaklaşımını geliştirmekte sizi motive eden neydi?

Birçok öğrencim ve çevremdeki insanlar, orkestrasyon kitaplarının anlaşılması güç olduğundan yakınıyorlardı. Anlamayı kolaylaştırmak için basit bloklar ve renkleri kullandım. Dürüst olayım, renk fikri bir öğrencimden çıktı. Ben siyah beyaz olarak çalışmalarıma devam ederken farklı renkleri kullanmamı önerdi. Zamanla anlatım tekniği oturdu. Bu arada kitaplarımdan birinin Türkçe’sine yakın zamanda Filmime Müzik websitesi üzerinden erişebileceksiniz. Açıkçası yeni bir dille yeni kitlelere uzanmak beni heyecanlandırıyor.

  • Değişen dünyada film müziği bestecisi olmak isteyen müzisyenler kendi ekipmanlarıyla ortamlarını yaratıyorlar. Canlı kaydın önemini bir tarafta tutacak olursak artık besteciler teknolojinin de yardımıyla istedikleri sanal enstrümanları çalabiliyorlar. Size göre bu yeni dünyada film/medya müziği bestecileri nasıl farklılaşacak ve ayrışacak?

Bu disiplinler arasındaki çizgi gittikçe silikleşiyor. Yeni nesil yönetmen ve yapımcılar ses tasarımı ve medya konusunda daha özgür(geniş) oldukça, medya bestecileri de gelecekte filmlerin bünyesinde kendilerine daha çok yer bulacaklardır. Bilgisayar tabanlı enstrümanlarla gerçek enstrümanlar hissiyat olarak ciddi farklılıklar içeriyor. Bestecilere fikir vermesi açısından sanal enstrümanlar faydalı olurken canlı kayıt ortaya çıkan işi eşsiz kılmaya yardımcı oluyor.  

  • Özel bir etkinlikte sizi Türkiye’de görecek miyiz?

Ustalık sınıfı ve seminerler vermek için Türkiye’ye gelmeyi dört gözle bekliyorum. Özellikle Feridun’un ince davetiyle… Önümüzdeki günlerde son durum netleşecek sanıyorum.

  • Enstrümanları duygularla eşlemek ve kategorize etmek zor olabilir ama biraz zorlasak aşağıdaki enstrümanlar sizin için hangi duyguları temsil ediyor?

Flüt: Yumuşaklık, duyarlılık

Klarnet: Mizah

Fransız kornosu: Soyluluk

Trompet: Onur

Piyano: Zekâ

Keman: Tutku

Kadın vokal: Güzellik

Kontrbas: Güç, kuvvet

 

Hazırlayan: Feridun Emre Dursun, Onat Artun


No Replies to "Hollywood Esintileri - Norman Ludwin Röportajı"


    Got something to say?

    Some html is OK